cüncel - Blogcu



cüncel

Cinsellik hikayeleri paylaşımda

9/6/2008 · Kategori: cinsel yasam

“İşte Böyle Güzelim” kitabında yer alan seks işçisi, psikolog, üniversite öğrencisi, hastabakıcı, doktor, tiyatro yönetmeni, sosyolog, öğretmen 30 kadının anlattığı cinsellik hikayeleri, okuma tiyatrosu ile başka kadınların ağzında yeniden hayat buluyor

NTV-MSNBC
Güncelleme: 15:39 TSİ 08 Haziran 2008 Pazar

İSTANBUL - Sabancı Üniversitesi’nden akademisyen Hülya Adak, Ayşe Gül Altınay ile doktora öğrencileri Esin Düzel ve Nilgün Bayraktar, yüzyüze görüşmelerle topladıkları kadınların cinsellik hikayelerini kitap yapmakla yetinmeyerek “okuma tiyatrosu” ile hikayeleri farklı kadınların seslendirdiği buluşmalar düzenliyorlar. Önce mumlar yakılıyor ve hikayeler başka kadınların ağzında yeniden hayat buluyor. Dinleyenler, yaşayanın hayatına dahil oluyor, okuyanlar da. Hikayeler kâh güldürüp, kâh ağlatıyor dinleyenleri. Kitabın yazarları için hikayelerin her okuyucuyla yeni bir kimliğe büründüğünü görmek ise “heyecan verici”.
Cinsellik... Ne bileyim hiçbir şey anlamadım ben o işten... İki kere evlendim, boşandım ama çok fazla bilgim yoktur. İlk gece hiçbir şey anlamadım, sonra da hiç istemedim... Ne yapacaksın, biz bize bastıracaksın kendini. Evliysen bile genelde kadının isteğiyle olmaz o. Erkeğin isteğidir. Ben istemezsem de olurdu tabii. Zaten çocuklar olmuş. Çocukların bile nasıl olduğunu bilmiyorum ben. Olduğu zaman da etkisi sıfır değil, acı çekiyordum tabi ki. Bunu nasıl anlatayım. Ben bilmiyorum, ama kocam da bilmiyordu. O kendi çapında mutlu oluyor, ben mutsuz oluyordum”.

(Ceylan, 45 yaşında, hastabakıcı)


BİRBİRİMİZİN CESARETİNE HAYRAN KALDIK
 
 

2002 Şubatı’nda biraraya gelen dört kadın önce birbirleriyle, sonra başka kadınlarla cinselliklerini konuşmaya başladı. Cinsellikler önce söze sonra yazıya dönüştü. 6 yıllık bir çalışmanın sonucunda Türkiye ve Almanya’da yapılan yüzyüze görüşmelerle ortaya çıkan İşte Böyle Güzelim...” Sel Yayıncılık’tan çıktı. Şimdilik yalnızca birbirini tanıyan-tanımayan onlarca kadının biraraya gelerek yeniden okuyup seslendirdikleri gerçek hikayeler, kitapta farklı rumuzlarla yer alıyor.
Görüşülen 50 kadından 30’unun hikayesine yer verilen kitap için yazarları,”Birbirimizin cesaretine hayran kaldık, hikayelerinden ilham aldık” diyor.


KADINLARIN ALTIN GÜNLERİNDE DE OKUNSUN İSTİYORLAR
 
 

Kadınların kadınlara anlattıkları cinsellik hikayelerinden oluşan kitabın yaratıcıları, “İşte böyle güzelim…”in bir okuma tiyatrosu olarak yaygınlaşmasını, her yerde, kadın grupları tarafından okunmasını, paylaşılmasını istiyor. Hayalleri, okumaların tekstil atölyelerinde, kadınların altın ya da dolar günlerinde; kadınların birlikte oldukları her yerde okunması.


ERKEKLER DE SESLENDİRECEK
Hikayeleri biraraya getirerek kadınların başka kadınlar ve erkekler için seslendirecekleri bir “okuma tiyatrosu” yaratmak hayaliyle yola çıktılar. 50’nin üzerinde görüşme yaptılar, ancak okuma tiyatrosuna uygun olmayan bazı hikayeler bir sonraki kitaba saklandı. Cinselliğin ne ifade ettiğini konuşmak istediklerini söyleyip, gerisini anlatıcıya bıraktılar. Anlatıcılar kendilerine bir rumuz seçti.

Hikayeleri dinlerken dikkatlerini çeken noktalardan biri de, kaç yaşında olurlarsa olsunlar pekçok kadının çocukluk ve gençliğinden sözetmesi oldu:

BEKARET KONUŞULUYOR MENOPOZDA SUSKUNLUK
“Hikayelere sonradan baktığımızda ilginç bir zaman boyutu keşfettik. Pekçok kadın, hikayesini paylaştığı sırada kaç yaşında olursa olsun, çocukluğundan ve gençliğinden bahsetti bize. Cinsellik dendiğinde pek çoğumuz bedenimizle ve cinsellikle ilk tanıştığımız dönemlere döndük; acısıyla tatlısıyla (galiba daha çok acısıyla) o dönemi hatırladık. Çok az kişi şetişkin olduğu ya da görüşme yaptığımız ana yakın bir dönemi anlattı. Nevbahar, menopoz deneyimini ele aldığı hikayesinde tam da bu soruyu soruyor: Neden bekaret üzerine bu kadar konuşuyoruz da menopoz hakkında söyleyecek sözümüz yok? Cinselliğin ‘yetişkin’ halleri, özellikle de menopoz üzerinde genel bir suskunluk varken başka konular düşündüğümüzden daha yaygın ifade buldu. Örneğin, kadınlar arasında yaşanan dostluk, aşk ve cinselliğin, her zaman adı konmasa da, pek çok kadın hikayesini şekillendirdiğini gördük”.


Cinsel ilişkinin sadece sonuçta çocuk doğurmak için yapılan bir şey olduğu konusunda eğitim aldım ve hâlâ da cinsellik, cinsel hazla ilgili bir eğitim verildiğine inanmıyorum. Ki ben tıp fakültesini bitirmiştim, düşünün artık!

(Sibel, 45 yaşında, doktor)


“İşte Böyle Güzelim...” den bazı hikaye başlıkları:


“SEN EMİN MİSİN HETEROSEKSÜEL OLDUĞUNA?”
Su: belki siz tiyatronuzda memelerimizin tarihini konuşursunuz
hacer: bizzat erkeğe kondomun nasıl kullanılacağını anlattığım vardır
asya: kadın egemen toplum yok mu?
yağmur: sen emin misin heteroseksüel olduğuna?
hilda: özgürlüğün yarattığı baskı da var
sibel: cinsel ilişkinin adının orgazm olduğunu zannediyordum


Başörtülüyüm, kendimce doğrularım var. İnsanların benim hakkımda ne düşündükleri hiçbir zaman umrumda değil, ama çalıştığım yerde tekim, diğer başörtülülere laf gelecek diye çok ürküyorum, onları iyi temsil edemiyorum diye. Kendimle kalıp düşündüğümde yaptığım şeyler günah gibi geliyor.

(Handan, 21 yaşında öğrenci)


http://www.ntvmsnbc.com/news/449091.asp

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

DÜZENLİ SEKS VUCÜDU GENÇLEŞTİRİYOR

9/6/2008 · Kategori: cinsel yasam

Belfast Queens Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre düzenli seksin kalp sağlığından koku alma duygusuna, kas geliştirmekten kemik güçlendirmeye kadar birçok faydası var.
 
NTV-MSNBC
Güncelleme: 18:09 TSİ 19 Nisan 2007 Perşembe

BELFAST - Belfast Queens Üniversitesi’nde 1000 orta yaşlı erkek üzerinde yapılan araştırmaya göre seksin fizyolojik olarak birçok faydası olduğu kanıtlandı.

1000 erkeğin 10 sene boyunca takip edildiği araştırmada, benzer sağlık durumunda ve yaşta olan erkeklerin ölüm oranları karşılaştırıldı.

1997’de British Medical Journal’da sonuçları yayınlanan araştırmaya göre, daha fazla orgazm yaşayan erkeklerin ölüm oranı diğerlerine göre daha düşük oluyor.


DÜZENLİ SEKSİN FAYDALARI
Araştırmada varılan diğer sonuçlara göre düzenli seksin insan sağlığına faydalı olduğu noktalar şöyle:

Koku alma duyusu: Orgazm sonrası salgılanan prolaktin hormonu beynin koku alma merkezini uyarıyor. Düzenli bir seks bu merkezin düzenli uyarılmasını sağlayarak koku duyusunu geliştiriyor.

Kalp krizi riski: Seks kardiovasküler sağlığı da güçlendiriyor. Araştırma sonuçlarına göre haftada 3 ya da daha fazla kere seks yapan erkeklerin kalp krizi geçirme oranları daha düşük.

Güçlü kemikler, düzgün vücut: Düzenli seks vücuttaki testosteron oranını da artırıyor. Bu hormon kemiklerin güçlenmesini sağlıyor. Seks yapmak aynı zamanda karın, bacak, boyun, ve kalça kaslarını harekete geçiren bir egzersiz olduğu için vücut şekli de forma giriyor. Bir kere seks yapmak ortalama 200 kalori yakıyor. Bu da koşu bandında 15 dakika koşmaya denk.

Ağrı kesici: Orgazm öncesi oksitosin hormonu 5 kat artıyor. Oksitosin de endorfin hormonunu harekete geçirerek migrenden arterit ağrılarına kadar bir çok şikayeti hafifletiyor.

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

Dünyanın yaşanılacak en iyi kenti Kopenhag

9/6/2008 ·

Dünyanın yaşanılacak en iyi kenti Kopenhag
İngiliz Lifestyle dergisi Monocle, bu yılki dünyanın en iyi yaşanılacak kentler listesini yayımladı. Dergiye göre 2008’de dünyanın en iyi kenti Kopenhag. Onu Münih ve Tokyo izliyor. Türkiye’den hiçbir kent listede yer almadı.
İSTANBUL - Yaşam kalitesi, şehir planlaması, sorunsuz ulaşım sistemi, altyapısı, birinci sınıf restoranları ve çevre konularına yaklaşımı açısından kentleri değerlendiren Monocle adlı İngiliz lifestyle dergisi, dünyanın yaşanılacak en iyi kenti olarak Kopenhag sonucuna vardı.

Dünyanın yaşanılacak en iyi 20 kentini belirleyen dergi, geceyarısından sonra içki içecek iyi bir yer bulabilmek, mimari kalite ve sinema salonlarının sayısı gibi kıstasları da dikkate aldı. Listede Kopenhag’ın ardından en iyi yaşanılacak kentler Münih ve Tokyo seçildi.

İlk 10’a giren diğer kentlerse sıraysıyla Zürih, Helsinki, Viyana, Stokholm, Vancouver, Melbourne ve Paris oldu.

Türkiye’den hiçbir kent listede yer almadı.

Dergi ayrıca, yenilikçi girişimleri nedeniyle Paris’i en iyi küresel kent, bürokrasiyi sona erdiren ve daha rahat çalışma saatleri benimseyen Madrid’i en iyi çalışma şehri, sanat galerilerinden dolayı da Berlin’i en iyi kültür kenti olarak belirledi.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

CİNSELLİKTE NORMALLİK VE ANORMALLİK

9/6/2008 · Kategori: cinsel yasam

CETAD toplantısında cinsellikte normal ve anormal kavramlarına dikkat çekildi. Prof. Dr. Mehmet Sungur, “Sevişirken partnerinin ince topuklu ayakkabı giymesini istemek klinisyenler için anormal olabilir ama iki taraf da memnun ise normaldir”dedi.

NTV-MSNBC
Güncelleme: 10:51 TSİ 05 Nisan 2007 Perşembe

İSTANBUL - Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)’ın ‘Yaşam Boyu Cinsel Sağlık, Sizin de Hakkınız” projesi kapsamında altıncı dosyasını erkek cinselliği üzerine hazırladı. Erkeklerde en sık görülen fonksiyon bozukluğunun erken boşalma, en sık hekime başvuru nedeninin ise ereksiyon problemi olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Mehmet Sungur cinsellikte çok konuşulan normal ve anormal kavramlarının değişkenlik gösterdiğini söyleyerek sınırları, cinselliği paylaşan bireylerin çizdiğine ve normal ve anormal kavramlarının sürekli değiştiğine vurgu yaptı.

Cinsel normların değişkenliğini çan eğrisine benzeten Kognitif ve Davranış Terapileri Derneği Başkanı Prof. Dr. Mehmet Sungur, nelerin çanın ortasına, nelerin uçlara düştüğünü, cinselliği yaşayan bireylerin belirlediğinin altını çiziyor.

Prof. Sungur, bir cinsel aktivitenin ne zaman normal, ne zaman anormal olduğu sorusuna ise örneklerle cevap veriyor. “Mesela erkek kadına, ‘Sevişirken çıplak olmanı ve uzun ince topuklu ayakkabı giymeni istiyorum’ diyor ve kadın bunun mahsuru olmadığını düşünüyor. Klinisyen gözüyle baktığımızda, ‘Acaba bu adam fetişist mi?’ gibi sorular aklımıza gelebilir ama burada bizim ne tanı koyduğumuzun hiçbir değeri yok. Çünkü eşler buna olur veriyorsa hiçbir sorun yok demektir. Kadın ince topuklu sivri ayakkabıyı giyiyor ve cinsellik yaşanıyor.”

ERKEĞİ KADIN DEĞİL AYAKKABI UYARIYORSA ANORMALDİR
Prof. Sungur, böyle bir durumun anormal boyuta geçmesini ise şöyle açıklıyor.”Yüksek topuklu, sivri burunlu ayakkabıyla yaşanan cinsellik uzun süre devam ediyor, yani erkek memnun, kadın memnun. Böyle baktığımız zaman

son derece normal, hiçbir anormallik yok. Çünkü bu her iki partnerin onayladığı ve kimseye zarar vermeyen bir davranış. Ancak aradan aylar geçiyor ve aylar sonra kadın ayakkabıyı giymeden cinsellik yaşamak istiyor ama bu sefer erkekte ereksiyon olmuyor. O zaman kadın, erkeği uyaran şeyin kendisi değil, ayakkabı olduğunu anlıyor ya da öyle düşünüyor ki işte o zaman normal olan davranış, anormal olmaya başlıyor. Kadın, ayakkabısının kendisinden daha çekici olduğunu anladıktan sonra, bu partnerle cinsellik yaşamak istemiyor.

İKİ TARAF DA MEMNUNSA NORMALDİR
“Burada bir zamanlar normal olan bir durumun, bir süre sonra nasıl anormal olduğunu görüyoruz” diyen Sungur, “bizim açımızdan bakarsanız ayakkabı ile uyarılan birisi ilk bakışta fetişist gibi gözüküyor ama siz adını ne koyarsanız koyun, her iki partner de memnun ise onların cinselliği belirli bir noktaya gelinceye kadar normal devam eder” şeklinde konuşuyor.

HAYAL VE FANTEZİLER PAYLAŞILMALI MI?
Cinsellikte hayal ve fantezilerin paylaşımı ile ilgili olarak “İnsanların fantezileri vardır ve bunlar cinsellik anında kullanılabilir. Ama çiftler bazen birbirlerinin fantezilerine bile sahip çıkıyor ve onların anormal olduğunu düşünebiliyor” diyen Prof. Sungur’a göre bu durum, çiftler arasında dengenin bozulmasına neden oluyor ve hayal etmeyi de suç gibi algılatıyor. “Eğer kişi hayalini paylaşıyorsa partnerinden bir tepki beklemediği, doğal karşılayacağını bildiği ya da hesapladığı için paylaşıyordur. Mesela ilişki esnasında bir başka kadının ya da erkeğin adının geçmesinin sorun olup olmaması yine bireylere kalmış bir durumdur.”

EN ÇOK DANIŞILAN KONU GRUP İLİŞKİLERİ
Cinsel normların zaman içinde değiştiğine vurgu yapan Prof. Sungur, “En çok başvuru nedeni olan konular neler” sorusuna ise şu cevabı veriyor. “Bize en çok danışılan konulardan biri iki çiftin bir arada olduğu cinsel ilişki, yani iki çiftli grup. Kişi eşine, ‘Seninle hep aynı cinselliği yaşamaktan bıktım ve cinsel hayatıma bir renk katmak istiyorum, bu rengi katabilmek için de bir önerim var, aksi taktirde seninle olmayacak ve evliliğimiz riske girecek. Ve ben biliyorum ki x çifti de birlikte seks yapmayı gayet normal buluyor, bunlarla seks yapmaya ne dersin? diyor.

NORMAL OLAN BİR SÜRE SONRA ANORMALE DÖNÜYOR
“Son derece şaşırtıcı ve rahatsız edici bir teklif olmasına rağmen eşini kaybetmek istemeyen bir kadın, ‘Kocam bunu teklif edebiliyorsa, başka insanlar da bunu yapıyorsa ve kocamı da kaybetmek istemiyorsam o zaman belki de bu olabilecek bir şeydir ve belki de çok anormal değildir’ diyebiliyor. Ancak başlangıçta normal gelen bu durum eşlerden biri ya da her ikisi, ya da her iki çift için de kendi değerlerine çok ters düştüğü için zamanla suçluluk, pişmanlık, öfke ve kızgınlık yaratabiliyor.”

İKİ TARAF DA ÖDÜL ALIYORSA SORUN ÇIKMIYOR
Ahlaki değerlerin eşler için standart olduğunu kabul ederek, normal gibi gözüken ve gerçeğe dökülen fantezilerin de bir süre sonra anormale dönüşebildiğini bu şekilde örnekleyen Prof. Sungur, “Normal ve anormal arasındaki geçişler sürekli mevcut. Bu durum, her iki eşin yapılan aktiviteden ne kadar ödül aldığı, her iki tarafın da ne kadar tatmin olduğu ile ilgilidir. Ancak sadece bir tarafın tatmin olduğu durumlarda, normal bir davranış bir süre sonra ödül almayan eş tarafından anormale dönüşebiliyor. Yani bunun normal olup olmadığını bizler söylemiyoruz, eşlerden biri ya da her ikisi bunların normal olduğuna inanıyor ya da inanmak istiyor.”

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

sağlıklı seks içn 9 öneri

9/6/2008 · Kategori: cinsel yasam

Seksologlara göre zevkli bir seksin yolu vücudunuzla barışık olmaktan ve fantezilerinizi geliştirebilmekten geçiyor.
İSTANBUL - 20-40 yaşları arası seksin en yoğun yaşandığı, kadın ve erkeğin en aktif olduğu yaşlardır. Ancak bu yaş aralığının dışında da arzulanma arzusunu, vücuduyla barışık olma arzusunu, orgazm tecrübesini, fantezilerini iyi değerlendiren her birey hayatı boyunca cinsel yaşamını devam ettirebilir

Yaş ilerledikçe veya uzun birlikteliklerde cinsel istekte azalma, erkeklerde ereksiyon ve boşalma problemleri, kadınlarda lubrikasyon-kuruma- problemleri meydana gelebilir. Bu gibi faktörler cinselliği de mecburiyettenmişcesine tek düze ve rutin hale getirebilir. Bu rutin yaşam; çiftlerin birbirleriyle yakınlaşmaları, arzularını muhafaza edebilmeleri, vücutlarıyla barışık olmaları, fantezilerini geliştirebilmeleri, cinsel tercihlerini gözden geçirmeleri gibi hususlarla önlenebilir.

Cinsel IQ, kişinin tercihlerini, duygularını, seks sırasındaki kokusu ve çıkarttığı sesler ile vücudunu, cinsel aktivitedeki limitlerini, yasak olan ve olmayan noktaları ve yaşamak istediği değişiklikleri muhakeme etmesi ve tüm bu faktörlerle kendini kabullenmesidir. Bu nedenle iyi bir cinsel yaşamdaki önemi ölçülemez.

İşte hatırlamanız gereken önemli noktalar:

1: Seksin vücut görüntüsü ile hiçbir alakası yoktur. Mükemmel olmayan vücutlar da seksten zevk alır, partnerine zevk verir. Burada tarafların karşılıklı olarak dürüst ve saygılı olmaları, cinselliği bu şekilde yaşamaları önemlidir. Tatmin edici seksi oluşturan pozitif faktörler seks sırasında cinsel istek, tarafların müsaade yeteneği, haklarını değerlendirme yeteneği ,cinsellikle ilgili doğru bilgilere sahip olmaları, yeterli heyecanı hissetmeleri ve beyinsel konsantrasyon ile karşılıklı tensel kokunun birbirine çekici gelmesi olarak özetlenebilir.

2: Eğlenmek de seksin bir parçasıdır. Kişilerin dilediğince özgür olması, fanteziler kurması, dürüstlük ve saygı çerçevesinde zevk aldığı şeyleri partnerine sunması, cinselliği ayrıcalıklı bir armağan olarak algılaması ve herkesin zevk almaya hakkı olduğunu kabullenmesi ile cinsel hayatları renklenecektir.

3: Sekste sıklık önemli değildir. Evli bir çiftin seks yapma aralıkları tamamen kişilere göre değişen bir durumdur. Hiçbir çift seks yapma aralığı az diyerek aşağılanmamalıdır. Ancak sürekli birlikteliklerde veya evliliklerde periyodik bir yaklaşımı öneriyoruz. Özellikle karşılıklı sıcaklığı muhafaza etmek açısından periyodik aralıkları önemli buluyoruz. Periyodik belirli aralıklarla tatmin edici birleşmeler, aynı zamanda cinsel fonksiyonun devamı açısından da önemlidir.

4: Sekste çekincelere yer yoktur. Seksin korkutucu çekince içinde değil, samimi ve açık olarak konuşulması mutlu bir cinsel yaşam için bir gerekliliktir. Çiftler birbirine hoşlandığı şeyleri söyleyebilmeli, kendini seks sırasında iyi ve rahat hissetmeli, seksin bir performans gösterisi veya ‘normal’ olması gerektiğini düşünmemelidir. Bu da ancak karşılıklı konuşarak mümkün olur.

5: Çocuklu ailelerde seks bitmez. Unutulmamalıdır ki, çocuk sahibi olmak cinsellik açısından önemli bir faktör değildir. Çiftler günlük yaşamlarına göre cinselliğe ayıracakları zamanı seçmeli ve bu zaman zarfında özellikle birbirlerine konsantre olmalıdır.

6: Sertleşme Sorunu “Tümüyle kafanızda yarattığınız bir sorun” değildir. Son 25 yılda sertleşme sorunlarının tıbbi bir durumdan kaynaklandığı açıklığa kavuşmuştur. Sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik bir yönü olsa da (depresyon, endişe ve stresin rolü olabilir), hemen her zaman fiziksel bir nedeni vardır.

7: Sertleşme sorunu yalnızca yaşlı erkeklerde görülmez. Bu durum 40 yaşın üzerindeki erkeklerde daha sık görülmekle birlikte, her yaştaki erkekte meydana gelebilir. Yapılan yeni bir çalışma, 40 ile 70 yaşları arasındaki erkeklerin yaklaşık yarısının zaman zaman sertleşme sağlama ve/veya sürdürmede sorun yaşadığını ortaya koymuştur. Sertleşme sorunlarının oranı yaşla birlikte artsa da, tek başına yaşlanma, sertleşme sorununun bir nedeni olarak görülmemektedir. Sertleşme sorunlarının yaşlı erkeklerde daha sık görülmesinin nedeni, yüksek kan basıncı gibi yaşa bağlı hastalıklardır.

8: Cinsel ilişki için çok yaşlı değilsiniz.
Tüm yaşlardaki çiftler cinsel ilişkiyle ilgilidir. Cinsel yaşam sağlıklı bir ilişkinin önemli bir parçasıdır. Gerçekten de, yapılan birçok araştırmada aktif cinsel yaşamın yaşlanmanın çok doğal bir parçası olduğu gösterilmiştir.

9: Çift karşılıklı çekiciliğini yitirmiş olsa bile tekrar elde edebilir. Önemli olan bunu hangi noktada kaybettikleri konusudur. Çiftler birbirlerine karşı çekiciliklerini şu noktalarda yitirirler: Seks sırasında yetersiz olmaktan, anormal olmaktan çekinirlerse, seksle ilgili noktaları partnerleriyle konuşamazlarsa, seks hakkında hissettiklerini sözcüklerle ifade edemezlerse. Seks sırasında veya sonrasında partnerini yakın hissetmekle, birbirine dokunarak heyecanlanmayı beklemekle, fantezi ve arzularla ilgili suçluluk duymamakla ve erkek-kadın vücudunun nasıl çalıştığını karakterlerini değerlendirmekle tensel uyum ve karşılıklı çekicilik tekrar elde edilebilir.

KAYNAK: www.realage.com.tr

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::